Avrupa Birliği (AB) ile Suriye arasındaki ilişkilerde önemli bir gelişme yaşandı. Avrupa Konseyi, Suriye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki 1978 tarihli İş Birliği Anlaşması’nın kısmi askıya alınma durumunu resmen sona erdirdi. Bu karar, 2011 yılında Suriye’deki halk ayaklanması sonrası uygulanan yaptırımların ardından gelmekte.
2024 yılı sonunda gerçekleşen yönetim değişikliği ve yeni geçiş hükümetinin istikrar çabaları, AB nezdinde olumlu yankı buldu. Brüksel, daha önce dondurulan anlaşmayı yeniden yürürlüğe koyarak ikili ilişkileri güçlendirmeye yönelik önemli bir adım attı. Bu gelişme ile birlikte, Suriye menşeli endüstriyel ürünlerin AB pazarına gümrüksüz girişi ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması gibi 1978 anlaşmasının sunduğu avantajlar yeniden aktif hâle geldi.
Bu karar, Ocak 2026’da Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Şam’a gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin ve sonrasında önerdiği “Üç Sütunlu Strateji”nin bir devamı niteliğinde. Bu strateji çerçevesinde, geçiş hükümetiyle diyalog mekanizmalarının geliştirilmesi, Suriye’nin bölgesel altyapı projelerine entegrasyonu ve 2026-2027 yıllarını kapsayan 620 milyon avroluk destek fonunun serbest bırakılması gibi unsurlar yer alıyordu.
Öte yandan, Hürmüz Boğazı’nın İran savaşından dolayı kapalı kalması, Suriye’nin stratejik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Irak petrolünün karayolu ve boru hatlarıyla Baniyas Limanı üzerinden Akdeniz’e ulaştırılması, Avrupa’nın enerji arz güvenliği açısından kritik bir alternatif sunmakta.
Bu gelişmeler, AB’nin Suriye ile ilişkilerinde yeni bir dönüm noktasını temsil ediyor ve bölgedeki dinamiklerin nasıl değişebileceğini gösteriyor.